Duyurular 11.02.2020


 

Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükellefler, 29.02.2020 hafta sonuna rastladığından, yıllık gelir vergisi beyannamelerini 01 Şubat - 02 Mart 2020 arasında “Defter-Beyan Sistemi” üzerinden kayıtlı bulundukları vergi dairesine elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir. Yine; basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde, 2019 yılı kazançlarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi de 01 - 31 Mart 2020 tarihleri arasında Defter-Beyan Sistemi üzerinden verilecektir. Bu itibarla; basit usulde ticari kazancın vergilendirilmesine ilişkin özellikli bilgilere aşağıda yer verilmiştir.

BASİT USULDE TİCARİ KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ

Gelir vergisine tabi olan ticaret ve sanat erbabı kazancın tespit usulü bakımından “Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar” ve “Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar” şeklinde ikiye ayrılmaktadır.

I-BASİT USULE TABİ OLMANIN ŞARTLARI NEDİR?

Basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları bulunmaktadır.

A-Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartları

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 47 nci maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları sayılmıştır. Buna göre;

(1) Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)

(2) İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamı;

-Büyükşehir belediye sınırları içinde 2019 takvim yılı için 9.000 TL’yi aşmamak (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2020 tarihinden itibaren 11.000 TL.)

-Diğer yerlerde 2019 takvim yılı için 6.000 TL’yi aşmamak (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2020 tarihinden itibaren 7.000 TL.)

(3) Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak.

Öte yandan; 2 ve 3 numaralı bent hükümleri öteden beri işe devam edenlerde takvim yılı başındaki, yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.

B-BASİT USULE TABİ OLMANIN ÖZEL ŞARTLARI

1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarının 2019 takvim yılı için 120.000 TL’yi (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2020 tarihinden itibaren 140.000 TL ) aşmaması veya yıllık satışları tutarının 2019 takvim yılı için 180.000 TL’yi (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2020 tarihinden itibaren 220.000 TL) aşmaması,

2. (1) numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hâsılatının; 2019 takvim yılı için 60.000 TL’yi (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2020 tarihinden itibaren 70.000 TL) aşmaması,

3. (1) ve (2) numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının; 2019 takvim yılı için 120.000 TL’yi (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2020 tarihinden itibaren 140.000 TL) aşmaması,

gerekmektedir.

Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için, bu maddenin (1) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı hadler yerine ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca belirlenecek alım satım hadleri uygulanır. (*)

(*) 310 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre; anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2020 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2019 tarihi itibarıyla aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir:

https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/mevzuatek/310_serno_GVK_2.jpg

Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 2/5/1982 tarihli ve 17682 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:136)’ ndeki hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

II-BASİT USULDEN YARARLANAMAYACAK OLANLAR KİMLERDİR?

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Basit Usulün Hududu” başlıklı 51 nci maddesine göre, aşağıda yazılı olanlar basit usulden faydalanamazlar:

1. Kollektif şirket ortakları ile, komandit şirketlerin komandite ortakları;

2. İkrazat işleriyle uğraşanlar;

3. Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar;

4.  Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişi ve kurumlara karşı inşaat ve onarma işini taahhüt edenler ile bu mükelleflere karşı derece derece taahhütte bulunanlar;

5. Sigorta prodüktörleri;

6. Her türlü ilan ve reklam işleriyle uğraşanlar veya bu işlere tavassut edenler;

7. Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar;

8. Tavassut işi yapanlar (dayıbaşılar hariç); (*)

(*) Dayıbaşı; topladığı insanları (köyden, kırdan, sokaktan…) bir işe götürüp, işçinin aldığı ücret üzerinden komisyon alan veya işçi başına işverenden belli bir ücret alan kişidir. Amelebaşı da denilmektedir. Dayıbaşının götürdüğü işçiler genellikle yevmiye usulü çalışırlar. Genellikle tarım işçileri arasında yaygındır.

9. Maden işletmeleri, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları işletenler;

10. Şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar ile treyler, çekici ve benzerlerinin sahip veya işleticileri  (Yapısı itibariyle sürücüsünden başka ondört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları ile yolcu taşıyanlar hariç);

11. Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler. (**)

(**) Gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler

Bugüne kadar gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler aşağıda yer almaktadır.

-95/6430 Sayılı BKK ile gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler

95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu 30.000’den az olan yerler ile 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında büyükşehir belediyesi kurulan ve büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahil olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde aşağıda belirtilen faaliyetleri yapan mükellefler, gerçek usulde vergilendirilme kapsamına alınmıştır.

a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar

 b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar

c) İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar

d) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar

e) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler

f) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler

NOT   1: Bu mükellefler, basit usulden yararlanmaya ilişkin genel ve özel şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

NOT   2: Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde yer alan esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanlar, 95/6430 sayılı BKK kapsamına girmediklerinden, esnaf muaflığından yararlanabilmektedirler.

- 8/5521 Sayılı BKK ile gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler

Zirai mahsul satın alarak bu mahsulleri kısmen veya tamamen tüketici dışında kalanlara satan ticaret erbabı 01/01/1983 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmışlardır. Canlı hayvan alım-satımı faaliyeti anılan Kararname kapsamında değerlendirildiğinden, bu şekilde faaliyette bulunan mükellefler gerçek usulde vergilendirilecektir. Zirai mahsulün toptancı hallerinden veya ticari faaliyette bulunan sebze komisyoncularından sonraki teslim aşamaları 8/5521 sayılı Kararname kapsamı dışındadır.

-92/2683 Sayılı BKK ile gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler

Her türlü televizyon, video, radyo, teyp, müzik seti, disk-çalar, kamera, bilgisayar, soğutucu, çamaşır ve bulaşık makinesi, elektrikli süpürge, elektronik müzik aletleri, elektrikli dikiş makinesi ile elektrikle çalışan benzeri eşyaların alım-satımı ve üretimi ile uğraşan mükellefler 92/2683 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmışlardır. Kararda yazılı malların yanında, diğer mal ve hizmetleri satan mükellefler de gerçek usulde vergilendirilmektedir. Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen “elektrikle çalışan benzeri eşyalar” ibaresinden, doğrudan elektrik enerjisiyle çalışan veya elektrikle şarj edildikten sonra çalışan emtianın anlaşılması gerekmektedir. Bu Kararda belirtilen emtianın alım-satımı yoluyla ticaretinin yapılmasında, eski, yeni veya kullanılmış olma ayrımına gidilmeksizin, Kararda yer alan emtiaların ticaretini yapanlar ile belirtilen işlerle uğraşan bütün mükellefler kapsama girmektedir.

NOT: Basit usule tabi mükelleflerin alım satım faaliyetlerini internet üzerinden yapmaları halinde, alım satım faaliyetinin tüm ülke genelini (büyükşehirler dahil) kapsaması nedeniyle basit usulde vergilendirilmeleri mümkün değildir.

III-AYNI İŞTE ORTAK ÇALIŞANLAR/GEÇİŞLER

A-Aynı İşte Ortak Çalışanların Durumu

Gelir Vergisi Kanunu’nun 46 ncı maddesinin 5 nci paragrafına göre; aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47' nci maddede yazılı yıllık kira bedeli ve 48' inci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre gelir vergisine tabi bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tespit olunur.

Diğer taraftan; adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit usulden hangisine göre vergilendirileceği, 47 nci maddenin 2 numaralı bendi ile 48 inci maddede yer alan ölçülerden şahsi işine ait olanlara, ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde, muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.

B-Basit Usulden Gerçek Usule/Gerçek Usulden Basit Usule Geçiş

Gelir Vergisi Kanunu’nun 46 ncı maddesinin 6 ncı paragrafına göre; basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Öte yandan; gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. (*) İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler.

Aynı maddenin 4 üncü paragrafına göre; sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları tespit edilenler, bu hususun kendilerine tebliğ tarihini takip eden aybaşından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Diğer taraftan; gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş veya çocuklara devri halinde de uygulanır. (**)

 (*) Gerçek usulde vergilendirmeden basit usulde vergilendirmeye geçiş ile ilgili açıklamalar 283 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 93 Sıra Nolu Gelir Vergisi Sirkülerinde yer almaktadır.

(**) Gerçek usulde vergilendirilen kişilerin eş ve çocuklarının aynı türden faaliyette bulunmaları halinde, şartları dahilinde basit usulden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

IV-BASİT USULDE TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ

A-Ticari Kazancın Tespiti

Gelir Vergisi Kanunu’nun 46 ncı maddesinin 2. Paragrafına göre; basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. (*) Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır.

Kazancın bu şekilde tespiti sırasında emtia ticareti ile uğraşanlarca;

-Hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hâsılata,

- Hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri giderlere,

ilave edilir.

Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanunu'nun defter tutma hükümleri hariç (**), bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.

(*)Kullanılan sabit kıymetler gider yazılmaz ve dolayısıyla üzerlerinden amortisman hesaplanmaz.

(**)Kazancı basit usulde tespit edilen mükelleflerin defter tutma yükümlülükleri yoktur.

B-Basit Usule Tabi Mükelleflerin Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti Uygulamasından Yararlanması

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Hasılat esaslı kazanç tespiti” başlıklı 113 üncü maddesine göre; şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

Dolayısıyla; basit usulde ticari kazanç elde eden mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde etmeleri ve talep etmeleri hâlinde, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır.

Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanan basit usul mükelleflerinin, söz konusu madde hükmü uyarınca;

-Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.

-Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

-Bu kazancına herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

-İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.

NOT: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. 

C-Beyan Edilecek Gelir Üzerinden Yapılacak İndirimler

Ticari kazancı basit usulde vergilendirilen mükellefler, yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde belirtilen unsurlara ait tutarları (hayat/şahıs sigorta primleri, eğitim ve sağlık harcamaları, bağış ve yardımlar, engellilik indirimi, 11.000 TL’lik kazanç indirimi vb.) indirim konusu yapabileceklerdir. Söz konusu indirimlerin yapılabilmesi için, yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir.

a-Kazanç İndirimi

GVK Md. 89/15 göre; basit usulde tespit edilen ticari kazançlar için 2019 yılına ilişkin 11.000 TL lik (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2020 yılı için 13.000 TL.)    kazanç indirimi söz konusudur.

-İndirim, basit usule tabi mükelleflerin sadece ticari kazançlarına uygulanacaktır.

-Vergilendirme döneminde kazanç elde edilmemesi veya 11.000 TL’nin altında kazanç elde edilmesi nedeniyle yararlanılamayan indirim tutarı ertesi yıllara devredilemeyecektir.

-Ticari kazancı basit usulde vergilendirilen mükellefler, Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 20 inci maddesine göre, genç girişimcilere ilişkin 75.000 TL’lik kazanç istisnasından yararlanması halinde,  ayrıca 11.000 TL’lik kazanç indiriminden yararlanamayacaklardır. İndirimlere ilişkin şartları birlikte taşıyanlar, söz konusu istisna veya indirimin hangisinden faydalanacaklarını kendileri belirleyeceklerdir.

-Basit usule tabi mükelleflerin herhangi bir nedenle takvim yılı içerisinde gerçek usule geçmeleri durumunda, 11.000 TL’lik indirimden yararlanmaları mümkün değildir. (292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği)

b- Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde yer alan düzenlemeye göre; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı maddede belirtilen şartlarla gelir vergisinden müstesnadır. Dolayısıyla, basit usulde ticari kazancı nedeniyle ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan kişilerde şartları taşımaları halinde bu istisnadan yararlanabilecektir.  

c-Engellilik İndirimi

Basit usulde vergilendirilen mükelleflerden, engellilik indiriminden yararlananların beyan ettikleri gelirlerine, Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim uygulanacaktır.

d-Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi

Basit usulde ticari kazancı nedeniyle gelir vergisi mükellefi olan uyumlu mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'i, ödenmesi gereken gelir vergisinden indirilir.

V-BELGE DÜZENİ/BELGE TEMİNİ/MUHAFAZA VE İBRAZ ÖDEVİ

Gelir Vergisi Kanunu’nun 46 ncı maddesine göre;  bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanunu'nun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.

1-Kullanılacak Belgeler

Basit usulde vergilendirilen mükellefler, hasılatları ile ilgili olarak, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura, perakende satış vesikaları ve ilgili mevzuatta sayılan diğer belgeleri düzenlemek ve kullanmak zorunda olup; aynı zamanda,  kendilerine yapılan mal ve hizmet teslimleri için fatura, müstahsil makbuzu, gider pusulası ve Vergi Usul Kanunu gereğince uygun olan diğer belgeleri almak zorundadırlar.

2-Belge Temini

Basit usule tabi mükelleflerin kullandıkları belgeler ve zarflar sadece Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) tarafından bastırılmakta olup; dolayısıyla mükellefler belgelerini bağlı oldukları oda veya birlikten temin etmeleri gerekmektedir. Şayet; mükelleflerin bulunduğu yerde bağlı oldukları oda veya birlik yoksa veya bulunduğu yerde bağlı olacağı oda veya birlik kurulmamış ise; en yakın oda veya birliğe veya karma odaya kayıt yaptırmaları gerekmekte olup, belgelerini de kayıt yaptırdığı bu odadan temin etmeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan; traktörle nakliyecilik yapanlar, hususi otosuyla ticari faaliyette bulunanlar, biçerdöver işletmecileri, inşaat ustaları gibi meslek odalarına üye kayıtları yapılamayan basit usulde vergilendirme kapsamında bulunanlar, kullanacakları belgeleri ikinci sınıf tüccarların tabi oldukları esaslar çerçevesinde anlaşmalı matbaalara bastırmak veya noterlere tasdik ettirmek suretiyle temin edebileceklerdir. Ya da; istemeleri halinde faaliyette bulundukları yerdeki herhangi bir oda veya birlikten de temin etmeleri mümkündür.

3-Belge Düzenlenmesinde Uyulacak Esaslar/Kayıtların Tutulması

a-Belge Düzenlenmesinde Uyulacak Esaslar

Basit usule tabi mükellefler, ikinci sınıf tüccarların tabi olduğu usul ve esaslar çerçevesinde belge düzenlemek zorundadırlar. Diğer yandan; 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre; belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlemeleri, düzenlenen faturanın alıcıya ilişkin bilgiler yerine “.. tarihli toplam hasılat” ibaresinin yazılması mümkün kılınmıştır. Uygulama, 310 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır. (*) Uygulamadan yararlanan mükellefler, müşterilerinin istemeleri halinde fatura veya perakende satış vesikası  vermek zorundadırlar. (dolmuş işletenler hariç)

(*)310 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile; basit usulde vergilendirilen mükelleflerle ilgili 6/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:215) ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlenmesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2020 tarihine kadar devam etmesi uygun görülmüştür.

b-Kayıtların Tutulması

Kayıtlar; mükelleflerin “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” düzenledikleri meslek odaları veya meslek mensupları aracılığıyla Defter-Beyan Sistemi üzerinde tutulacaktır. Basit usule tabi mükelleflerin alış ve giderleri ile satış ve hasılatlarına ilişkin üçer aylık kayıtlar, “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” düzenledikleri meslek odaları veya meslek mensupları aracılığıyla, izleyen ayın sonuna kadar Defter-Beyan Sistemine kaydedilecektir.

Basit usule tabi mükelleflerin taşıt ve diğer sabit kıymetlerini satmaları durumunda fatura düzenleme mecburiyetleri bulunmamaktadır. Taşıt satışlarının noter satış sözleşmesi ve diğer sabit kıymet satışlarının ise bunları satın alan mükellefler tarafından düzenlenecek gider pusulası ile tevsik edilmesi mümkündür.

4-Muhafaza ve İbraz Ödevi

Mükelleflerin, bir takvim yılı içinde aldıkları mallara ve hizmetlere ait alış belgeleri ve yaptıkları giderler ile hasılat belgeleri kayıtlarının tutulduğu bürolarda muhafaza edilecektir. Cari takvim yılına ilişkin belgelerin ibrazı da bu bürolardan talep edilecek olup; cari takvim yılı kayıtlarının tutulması ve vergilendirmeyle ilgili diğer tüm ödevler bu bürolarca yerine getirilecektir. Yıllık beyannamenin verilmesine müteakip, o yıla ilişkin belgeler muhafaza edilmek üzere mükellefe teslim edilecektir. Söz konusu teslim alınan belgeler; VUK’un 254 üncü maddesi uyarınca, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılı başından başlayarak 5 yıl süre ile mükelleflerce muhafaza edilmek zorundadır.

5-Geçmiş Yıl Zararları

Gelir Vergisi Kanunu’nun 88 inci maddesi hükmüne göre; gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararlar (80'inci maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir. Bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmı, müteakip yılların gelirinden indirilir. Arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi müteakip yıllara naklolunamaz.

NOT: Geçmiş yıl zararı bulunmasına karşın; ilgili dönemde kar beyan edilerek geçmiş yıl zararları indirim konusu yapılmamış ise, sonraki yıllarda bu dönem için indirim yapılamaz. Geçmiş yıl zararları ile ilgili indirim hakkından vazgeçilmiş kabul edilmektedir.

VI-BASİT USULDE TİCARİ KAZANCIN BEYANI

1-Yıllık Gelir Vergisinin Sistem Üzerinden Gönderilmesi

Defter-Beyan Sistemi kapsamında (*) yer alan beyana ait gelirleri sadece basit usulde tespit edilen mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamelerini sistem üzerinden göndereceklerdir. 

(*) 486 Sıra Nolu VUK Gn. Tebliği

2-Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Verilme Zamanı/Yeri/Ödemesi

a- Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükellefler

a.1.Yıllık Gelir Vergisi Beyanname Verilmesi

Gelir Vergisi Kanunu’nun 92 nci maddesine göre; gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticarî kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Şubat ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gerekmektedir. Ancak; beyanname verme süresi,  sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Şubat ayının başından son günü akşamına kadar uzatılmıştır. (*)

(*) 29/03/2019 tarihli Vergi Usul Kanunu Sirküleri/115 ile güncel hali

Buna göre; geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükellefler, 29.02.2020 hafta sonuna rastladığından, yıllık gelir vergisi beyannamelerini 01 Şubat - 02 Mart 2020  arasında “Defter-Beyan Sistemi” üzerinden kayıtlı bulundukları vergi dairesine elektronik ortamda göndereceklerdir.

a.2.Verginin Ödenme Zamanı

Gelir Vergisi Kanunu’nun 117/1 inci maddesine göre; Şubat ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Şubat ve Haziran aylarında; Olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Buna göre; 2019 yılı kazançlarına ilişkin olarak verilecek beyannameler üzerinden hesaplanan gelir vergisi iki eşit taksitte ödenecek olup;

-Birinci taksitin 1 Şubat -2 Mart 2020 (29 Şubat 2020 hafta sonuna rastladığından) tarihleri arasında,

- İkinci taksitin ise 1-30 Haziran 2020 tarihleri arasında,

ödenmesi gerekmektedir.

b- Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması hali

b.1.Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin Verilmesi

Gelir Vergisi Kanunu’nu 92 nci maddesi hükmüne göre; basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde, izleyen yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gerekmektedir. Ancak;  beyanname verme süresi,  sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Mart ayının başından son günü akşamına kadar uzatılmıştır. (*)

(*) 29/03/2019 tarihli Vergi Usul Kanunu Sirküleri/115 ile güncel hali

Buna göre; basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde, 2019 yılı kazançlarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi de 01 - 31 Mart 2020 tarihleri arasında Defter-Beyan Sistemi üzerinden verilecektir.

b.2.Verginin Ödenme Zamanı

Gelir Vergisi Kanunu’nun 117/2 nci maddesine göre; Mart ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Buna göre; Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde Mart ayı içerisinde verilecek beyannameler üzerinden hesaplanan gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere, iki eşit taksitte ödenecektir.

VII-KDV ve ÖTV KARŞISINDA DURUMLARI

1-KDV Uygulaması

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-a maddesi hükmüne göre; basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler KDV den istisnadır. Dolayısıyla; KDV beyannamesi vermelerine gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla; gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden mal ve hizmet satın alan basit usulde vergilendirilen mükellefler, ödedikleri katma değer vergisini gider veya maliyet olarak dikkate alacaklardır. Bununla birlikte; düzenledikleri belgelerde katma değer vergisi gösteren veya KDV dahildir anlamında bir şerhe yer verilmesi durumunda, bu belgelerde ayrıca gösterilen veya iç yüzde yoluyla hesaplanan katma değer vergisi takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyan edilip ödenmek zorundadır.

2-ÖTV Uygulaması

ÖTV Kanununa ekli; (I) sayılı listedeki malların ithalatçısı veya imalatçılarının, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanları ilk iktisap kapsamında teslim edenlerin, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayan mallar ile (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alan malların imalatçılarının, ithalatçılarının veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin; basit usulde vergilendirilen mükellef olması, ÖTV mükellefi olarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda belirtilen sürelerde ÖTV beyan edip ödemelerini etkilememektedir.

VMV